BOYNU BÜKÜK PAPATYALAR
Kuscali dayim rencberlik ve hayvancilikla gecimini saglardi.Ve bazen karanliga kalinca, rahmetli kizkardesi annemizin evine, bize ugrardi. Yenicobadaki bacisinin evi, onun icin güvenli bir limandi. Vasitasiz kaldiginda, carsidaki babamin dükkanina ugrar, kapanista evimize gelirdi.

CİHANBEYLİ ŞAHİN MARKET  04.01.2018 İNDİRİMLERİ


Evde evlenip giden üc ablamdan sonra, elimizde son ablamiz DÖNE kalmisti. O bizim günesimiz, karanlik gecelerde parlayan dolunayimizdi. Bize annesizligi hissettirmediler ablalarimiz. Biz dört erkek kardes onlar sayesinde üvey anne yüzü görmemistik.
Köyde yeni acilan ortaokula giden üc kizdan biriydi ablam Döne. Köyde o zamanlar kiz cocuklarinin ortaokula gitmesi ayip sayiliyor, göndermek istemeyenler cogunluktaydi. Ablam döne orta ikideyken,, annemiz vefat etmisti. En kücügümüz alti aylik, dört erkek kardestik.. Nisanli olan ablamiz Base ve Hale onun vefatindan sonra evlenip gidince biz dört erkek kardes, biricik ablamiz Döneyle kalmistik. O bizim tutunacak son dalimizdi. Annesizligin acisi, ona tutunmakla hafifliyordu. Bizi okula hazirlar, tek tek bizi okula yollar, sonra ortaokul yoluna düzülürdü. Caliskandi, okulda basariliydi.
O zamanlarda , ortaokulda cocuklar asker kasketine benzer sapka koyarlardi baslarina. O basina sapkayi koyup okula yanliz basina giderdi.. Mahalleden gecerken, herkes gipta ile bakardi. Hem evimizi cekip ceviriyor, yemegimizi yapiyor, ve ayni zamanda derslerini yapiyordu.
Cok zordu onun icin. Onun, annesizligi bize hissettirmek istemedigini anliyorduk. Ama , onun bazen ,yanliz kaldigini sandigi zamanlarda, agladigini, hickiriklara boguldugunu duyuyorduk.
Annesizlige alismak ne kadar zordu. Ama onun icin daha zor geciyordu. Sonunda böyle gitmiyecegi belli olmustu. Babam eve üvey anne getirmek, yeni bir QOM, yeni bir QOZ karistirmak istemiyordu bize. Hale ve Base ablalarim evlenip gidince, ablam Döne…evet, okulu birakmak zorunda kaldi. Bu feragati yapmisti bizim icin. Annesinin yadigari biz kücük kardesleri icin,okulunu birakmisti.
Öncelikle komsular ve ablalarim ona yemek yapmayi ögretmeye basladilar. Üvey anne gelmesin diye, bize eziyet eder, cocuk yasta bizi elalemin isinde calistirir diye okulunu birakti. Ve en önemlisi ,bize okulu biraktirmasindan korkmustu , gelecek üvey annenin.
Onun okul icin taktigi sapkasini ve cantasini hatira olarak sakladigini biliyorduk. Okul arkadasi Hamit Kartin kizi Naside Kart, onu ziyarete gelir, onun kaderine razi oldugunu görür, onu teselli ederdi. Arkadasi gittiginde ardindan gözlerinin sulandigini görür, onu yanliz birakirdik. Bizde buna sahit oldugumuz icin gizli, islak gözlerle bakardik.
Hayata bizi bagladi, evimizi cekip cevirdi ve biz öksüz kardeslerinin bir dedigini iki etmedi. Mahallede herkes onu parmakla gösterirlerdi. Ve herkes onu severdi. Onun ev islerinden ayri, babamizin adeta zamanini gecirmek icin evde besledigi inegin sütünü, annemden kalan yesil renkli süt makinasindan gecirir, bize cig tereyagi ayirirdi. Geri kalanini beyaz renkli bir cinko helkesinde biriktirirdi.
Sabah ise gaz lambasinin islenen sisesini, eline aldigi bir bezle temizler, bir yandanda neseli sarkilar söylerdi. Bütün pencereleri acar, evimizi dört basi mamur yapardi.
Komsumuz vardi, dogu illerinden gelen. Günlük islerde calisir, annesiz olan cocuklarina bakardi. Onlarda iki erkek ve bir kiz üc kardeslerdi. Kücük kiz ilk okula giderdi. Cogu zaman ablam o kizi giyindirir, sacini tarar, okula gönderirdi.. Gündüzleri ablamin yanina gelir, annesizligin boslugunu onunla doldurmaya calisir gibiydi.
Ve bir gün görücüleri gelir ablamin. Daha önceleri köyden görücüler geldiginde, ablam bizler icin ret cevabi vermisti. , Kuscadan dayimgillerin görücü olarak geldiginde, ablalarim ve babam, artik onunda kendi kaderinin yoluna gitmesinin zamani geldigine karar verdiler. Dayim PISO, Danimarkada isci olan ogluna istedi ve nisanlandirdi ablamla.
Artik ablamin gidecegini anlamis, ona bir baska baglaniyor, onsuz gececek günlerin hüznünü , bazen iliklerimize kadar hissederdik. Ve artik onun gidecegi gün yaklasmisti. Bütün mahalle, evimizin kadinsiz kalacagini, artik ablaminda yuva kurma zamaninin geldigini anlamis, evimize ziyarete geliyorlardi.
Babamizi hic böyle üzüntülü ve gözü yasli görmemistik. O bizi düsünüyordu ve üvey anne getirmek istemiyor,kendi kendimizi idare edip yasamimiza devam edebilecegimizi söylüyordu. Her kes hemfikirdi. Nasil cikacagi belli olmayan bir üvey anne, evi darmadagin edebilirdi. Yemeklerimizi kendimiz yapacak, evimizi kendimiz süpürecektik. Kadinsiz bir evde kaderimize razi, yasantimizi cevirmeyi göze almistik.
Mayisin ikinci pazari gelmisti. Anneler günü, bizi hüzne garkeden anneler günü yaklasmisti. Ablamin dügünüde, anneler gününe denk geliyordu. Ona ilk defa bir anneler günü hediyesi almayi düsündük.. O bize anne olmustu. Her ne kadar teyzeler anne yarisi deselerde bence anne yarisi abladir. Hatta, onda annemizin sicakligini görürdük. Ve bize hic hissettirmedi annesizligi, caresizligi, yanlizligi…Sonralari anliyacaktik kadinsiz evin zorlugunu, yanlizligini, caresizligini…
Fakir komsumuzun kücük kizi Elif, anneler günü icin herkesin bayan olan sinif ögretmenine hediye alacaklarini söyleyince ona , ögretmenine cicek almasini söylemistim. Bana saskinlikla;
__Îyi fikirde, nerden bulacagim cicekleri?! Hediye alacak paramizda yok! deyince ona; Ablam icin papatya toplayacagimi, kendisinede ögretmeni icin bir buket papatya yapabilecegimi söyleyince,gözleri parlamisti.
__Ne iyi olur!. Döne ablaya vermem icin banada kücük bir papatya buketi yaparmisin ? deyince, papatya bulma telasina girmistim.
Mayisin ikinci pazarina iki gün vardi. Komsu kizina evlerin bitimindeki yakin tarlalarin kenarlarindan papatya toplamistim. Ama ablama göstermedim. Ona sürpriz yapacaktim. O anne degildi ve ilk defa anneler gününde bir hediye alacakti. O bizim icin bir kanatsiz melek olmustu. Okulunu birakmisti kardesleri icin. Basarili olmasina ragmen, okulundan feragat etmisti.
Ablalarim Hale ve Base evlendiklerinde, kapilari kapatir , gelen hisimlardan kapiyi acma karsiliginda para isterdim. Alt katin penceresinde , soba borusu icin acilan delikten elimi uzatir, nese icinde parayi ordan alirdim. Artik biraz daha büyümüs ve artik yanliz kalmanin hüznüyle dolu kalbimiz agliyor, son ablamizin gidisi, bizi yanlizliklara garkedecekti. Ve bunun icin sanki gizli yas icindeydik.
Ögretmenine vermesi icin bir buket papatya verdigim kücük Elif, agliyarak okuldan döndü. Sinif arkadaslari alay etmisler, ona kendileri gibi niye hediye almadigini,” hic yabani ciceklerden anneler günü hediyesi olurmu” diye alay etmislerdi. Onun papatya buketini elinden alip, papatyalarin ciceklerini tek tek koparip gülüsmelerle;
__Seviyooor, sevmiyoor!, Seviyooor , sevmiyoor! diye papatya ciceklerini sinifa saciyorlardi. Bayan ögretmen iceriye, sinifa girince, yerdeki papatya cicekerine bakip hincla;
__Kimin bu papatya cicekleri? Diye sorunca, herkes onu, kücük Elifi tarif etmislerdi. Ôgretmende ona;
__Terbiyesiz, temizle cabuk su yerleri! Deyip herkesin icinde onu azarlamisti. Herkes renkli kagitlarla paket yaptiklari hediyeleri ögretmene verdiklerinde, kücük Elif gözyaslari icinde yerdeki koparilmis papatya ciceklerini ,narin elleriyle topluyordu. Ögretmen ondan hediyesini bile sormamis, o papatya buketinin, Elifin; ona anneler günü icin aldigini düsünmemisti bile.
Okuldan aglamakli geldigini görünce onu teselli etmis, ablam Döneye verecegim papatya buketini beraber verecegimizi söyleyince gözleri gülmüstü. Ama ablam Döne`ye söylememesini tenbihledim.
O gün ablamin kina gecesiydi. Cuma günüydü ve Pazar onun dügünü olacakti.Kina gecesinde ablama anneler günü hediyesi olan papatya buketini verecegimi Elife söyleyip , gelmesini istedim.
Kuscadan kina gecesi icin hisimlar gelmislerdi arabalarla. Bizim hüznümüz, onlarin eglenmesine engel olamazdi.. Teybin sesini acmis, eglenip halay cekiyorlardi. Kina yakma merasimine sira gelince, ablamdan kina yakilirken söylenen sarkiyi okumasini istediler. Zira hic kimse o sarkiyi bilmiyordu.Birde herkes onun sesinin güzel oldugunu biliyorlardi.Ev islerini yaparken, iceriyi havalanmasi icin actigi pencereden sesini duyarlardi.
Ablamin basinda kirmizi bir örtü oldugu halde, kina yakma gününde söylenen sarkiya baslamisti.Sesi titriyordu. Ve arada durup durup söylüyordu. Kuscali hisimlar cok neseliydiler. Ama konu komsular hüzünle seyrediyorlardi. Basörtülerinin ucuyla , cogu gözlerini siliyorlardi.
Kinayi getir aneeee,
Kinayi getir aneee,
Parmagim batir aneee,
Parmagim batir aneee!.
Bu gece misafireeem,
Bu gece misafireeem,
Koynunda yatir aneee,
Koynunda yatir aaneee!.Burda ablam hickiriklara bogulmustu.
Kusca`ya gelin gidiyordu ve yad oluyordu. Bir onun icin ve birde bizim icin agliyordu. Bu mutlu gününde annesinin olmayisi, ona agit yakmak gibi gelmisti. Kuscali hisimlarimiz onun sarkiya devam etmesi icin üsteliyorlardi.Ablam son bir cabayla devam etmek istedi ama sesi titreyip, kalmisti. Bunu gören komsular ;
Sarkinizi kendiniz söyleyin ,cok istiyorsaniz, görmüyormusunuz kiz agliyor! demislerdi.
Dayim PISO bizi teselli etmeye calismisti, bizim hüzünlü ve aglamakli durdugumuzu görünce;
_-Valla dügünden bir gün sonra geri getirecegim, söz veriyorum ! demisti. Aksama dogru kina icin gelen Kuscali akrabalar, dönüs yoluna girmislerdi. Onlar gittikten sonra Elifi cagirdim. Bir kücük zeytin yagi tenekesine koydugum suyun icinde olan papatya buketini aldim.Daha halen tazeligini koruyordu. Elifle beraber ablam Döneye gittik. Elif,papatya buketini arkasinda, eliyle saklamisti. Ona yaklasip;
__Benim annem yok, anneler günü hediyemi sana verecegim. Sende bana annelik yaptin, sacimi tarayip okula gönderdin. ! Îki eliyle papatya buketini uzatinca, ablam hickiriklara bogulmustu.
_Abla! Dedim”onu sana Elifle beraber topladik. Sende bize yillarca annelik yaptin. Anneler günü icin bu papatya buketini kabul et! deyince ,bana gözyaslari icinde sarilmis, benide, Elifide aglatmisti. Cicekleri iki eliyle tutup koklamis, kirmizi kiremitten bir saksiya koymak icin, bostan olarak kullandigimiz avluya gitmisti.Ben ve Elif onu takip etmis, papatyalari saksiya diktigine bakiyor, aglamakli seyrediyorduk.
__Îlk defa hediye aliyorum. Bu papatya cicegine iyi bak. Haftada bir sulayin ve ona bakarak beni hatirlarsiniz… Deyip beni ve Elifi iki eliyle sarmisti.
Saksiyi balkona, günesi alacak yere koymustuk.Ona gözüm gibi bakacaktim. O benim biricik ablam Döne`nin bir hatirasi olarak yasiyacakti.
Ve Pazar günü, bir anneler gününde, dügün icin gelen dayimgillerin korna sesleri mahallemizi doldurmustu. Babami ilk defa agliyor görmüstük. Bütün konu komsu, sanki bir dügün degilde, sankibir taziye evindeymis gibi agliyorlardi. Sonunda Kuscali akrabalar;
__Durun ne agliyorsunuz!. Bizim en mutlu günümüze gölge olmayin!. Tabiki o´da bir yuva sahibi olacak! Hadi herkesi halaya davet ediyoruz! Deyip neseyle halay cekiyorlardi.
Ablam bizimle tek tek vedalasti. Babam, ablalarim Hale Base ve Zaxe ona tek tek sarilmis, her ne kadar onu üzmek istemeselerde, sarsila sarsila aglamalarina engel olamamislardi.Enistem Hac Mustafanin babasi PISO bize söz vermisti.
_Vallahi onu size yarin getirecegim! Demisti.
Bana, Îshak, Veysel ve kücük kardesimiz Îlyasa tek tek sarilmis, bizi öpücüklere bogmustu, agliyarak. Elif ve bana dönüp” O papatyalara iyi bakin, boynu bükük kalmasinlar” deyip sagdiclarla beraber gelin arabasina gitti enistem hac Mustafayla.
Dügün alayi kornalar calarak yola cikmislardi. Enistemin ölen akrabasi dolayisiyle beyaz gelinlik giydirmemislerdi, gelinleri olan ablama. Ona el salladik titrek elimizle. Artik yanliz gececek günlerimiz, caresiz , acili gececek günlerin bizi bekledigini hissediyorduk. Artik yemeklerimizi kendimiz yapacak, evimizi kendimiz süpürecek, annesizligin acisi, yarasi kanayacakti. Kabuk baglanmis o yarayi, Yillarca ablam Döne sayesinde unutmustuk. Onun gidisiyle gene annesizlikten , o acili baslangictan basliyacak, hüzünlü günleri, geceleri atlatmaya calisacaktik.
Daha bir umudumuz, daha el atacak bir günümüz vardi geriye. Dayim söz vermisti. Evet hemen yarin gelecekti. Ve o teselli, tutmaya calistigimiz hickiriklari erteletmisti.Ümitle o günü beklemistik.
Ve dedigi gibi ,dayim ve enistem Pazartesi günü bir arabayla gelmislerdi. Hasret giderdik. Sanki yillar gecmisti, sanki uzak gurbetlerden turnalar gibi, dogduklari yere geri gelmisti. Halbuki 24 saat bile olmamisti. Ona , yokluguna dayanamiyacagimiz günlerin gelecegini bilerek o gün, ona doya doya sarildik.
Onu son kez ugurladik. Vasitamiz olmadi icin, Kusca sanki uzak bir diyar gibi geliyor, yad olmanin acisi , ablamin yüreginide saracakti.
Ondan sonra günlerimiz, yillarimiz hüzünle, mesakatle gecti. Kah agladik bos odalarin köselerinde, kah yastiklara gözyaslari süzüldü gizlice… Birbirimize hic gözyaslarimizi göstermedik. Ne babamiz bize, ne biz dört erkek kardes annesizlikten bahsettik. Onun saksiya narin elleriyle diktigi papatyalar bile sanki BOYNU BÜKÜK kalmislardi. Elifle beraber o BOYNU BÜKÜK PAPATYALAR`a gözümüz gibi bakmistik. Ama onlarla beraber hepimizin boynu bükük kalmistik. Cünkü o KANATSIZ MELEGIMIZ, biricik kücük ablamiz yoktu aramizda artik. Ne evimiz senlendi, ne eski günlerin güzelligi geldi geri. Bizde , o beyaz sari renkli papatyalarda boynu bükük kalakalmistik.
Onun sesi geliyordu sanki kulaklarimiza uzaklardan…
OXZO GUNDÎ MINE RAŞTIKE (Köyümün tarafini kara bulutlar sarmis)
TOLÎYE TIBORE BOYÎ REŞTIKE (Dolu yagmis, rüzgar süpürmüs)
MOLO VE BARMOLİ, PI ÇOR BIRO,( kadinsiz evde dört kardes)
PARDE KIŞİNA, ÎŞKE RAŞTIKE… (perdeleri kapali, karanlikta kalmis)
Her aksam günes Kusca daglarinda batarken, ablamiza bakar gibi bakardik o pembemsi günese. Her günesin batisinda illaki o tarafa , günesin halen parladigi Kusca tarafina bakar, Yeniceobada batan günesin, biricik ablamizin tarafinda halen parildadigini hissediyor, ve adeta ona selam söylemesi icin , o Kusca daglarinda görünen sönük isigina bakardik. Sulanan gözlerimizde islanan kirpiklerimizde, gök kusagi renkleri belirir, bulanik gözlerle, batan günesin biraktigi kizilliga bakar bakar, hüzünlenir ve koyverirdik gözyaslarimizi….Onun yokluguna alisamadik… Onun hayalini aradik bos odalarda, sanki her an gelecegini saniyorduk.. Bir tikirtiyla kapiya kostugumuzda, omuzlarimiz cökük kalakalirdik.. Boynu bükük papatyalar gibi….
BIRONGO
20-MAYIS-2017
CUMARTESI
(Sevgili kardeslerim, umarim begenirsiniz. Yorumlarinizi beklerim.