Gölyazıda ramazan ayı ,

Ramazan ayının yaklaştığını evimize giren ( çir).kurutulmuş kayısı, önceden (dog), nişan ile belirlenmiş izpant kuzu, sütlaçın olmazsa olması pirinç,çuvalla patetes, şerpete kokuyu veren karanfilin alınmasıyla bilirdik ki oruç ayı kapıya dayanmış demekti,

Ínsanın çok olduğu, servis denilen yemek şirketlerin olmadığı bir zaman dilimi idi,
Her evde koyun kuzunun olduģu olmayanın kapısında en az bir iki ineğin olduğu, yağ peynir sütün hiç sorun olmadığı ilk kafile kuzuların satılıp geride kalan izpantların bolca olduğu her evde iki üç gelinin olduğu genç kızların ören bayan ile haşir neşir olduğu, ortaokulu bitirip Almanya hayali kuran erkeklerin olduğu, annelerimizin saçlarına beyazlar düşmedigi, babalarımız tütün sarıp kapı eşiğinde dumanı tüttürdüğü zamandı,

Kürşat mahallemizde her gün bir evde mevlit yemeği verilirdi gün 30 gün olunca bazen aynı anda iki evde yemek olurdu, bölüşürlerdi kimse kırılmazdı, yemek duasını yapacak kişi aramazdık ya mahmadı jerik yada hüsni haydar mutlaka bulunurdu,
Mahmadı jerik dayım Ali ile ayrılmaz ikili idi iyi anlaşıyorlar, arkalarından amcam Ahmadi momi ose onlara yetişmeye çalışırdı hele mahmat yemege başlamadan önce şu kemeri biraz gevşeteyeyim derdi , ezandan önce koyu sohbetlerin olduğu, büyüklerin yukarda küçüklerin aşağıda oturduğu, en güzel sofra altı bezinin açıldığı şehir ekmeği ( kulor) ın dilimlendiği bir zamandı

Mevlitin menüsü her evde 30 gün boyunca hep aynı idi,
Başlangıç çorba ( mayır),kuzu ve oğlak eti bakır tencerede pişmiş, hemde tandırda, kuş üzümlü kırık nohutlu pirinç pilavı,komposta (gışov). Tatlı olarak sütlaç, karanfil kokulu şerpetide içtikmide davul gibi şişerdik, yerinden kalkamazdık, mevlit evinde çay içmezdik ki ev sahipleri ortalığı toplasın dünyanın bulaşığı yıkanacak
Geçmişlerin ruhuna deyip Allah kabul etsin denilip çıkılıp teravih namazının yolu tutulurdu,

Mole üski küro nun önünde bulunan mescidin imamı Ömer hoca 10 rekatta bir selam verip teravih namazını jet gibi kıldırıp hemencecik çıkıveriyordu cemaat,

Ïnsanlar şen şakrak idi şakalaşmalar kimsede gelecek korkusu yoktu, küçük ile küçük büyük ile büyük olunurdu, bir ayın nasıl geçtiğini anlamazdık,

Bir bayram sabahında en güzel elbiseler giyinilmiş, şehirde oturanlar köye gelmiş namaz çıkışı bayramlaşmalar, ve mezarlıkta herkes atasının huzurunda eller açılmış bir fatiha 3 ihlasını okuyan köyümün güzel insanları ile dolup taşar,

Kalın sağlıcakla

Fkrt.