HAYATIN İÇİNDEN..

Gurbet işçileri..

Avrupa yolcuları kalmasın.
Kalmadıda,
Ardımızdan kalanlar gözü yaşlı anne ve babalar oldu.

O kadar çok değerleri yitirdikki yaşanmışlıkları anlatmaktan dahi korkar olduk,
O kadar çok insanımız gurbet ellerde sefillik ve rezillik çektiki biz sadece köye son model ev yapanları,son model arabalarla gelenleri gördük.

Dört duvar arasında o kadar çok insanımızı bıraktıkki bunu kaderleri olarak gördük.

Sönen nice ocakları,
Parçalanan nice aileleri,
Yitirilen nice gençleri görmedik.
Kaybolan nice değerleri saymıyorum bile..

Mamoda gurbet kervanına katılan gençlerimizden biriydi.
Küçükken hep Mamogilin evinin ordan geçerdik,
Bizleri her gördüğünde yanımıza gelir,benimle hanginiz yarışa var derdi.
Mamo bizden biraz büyüktü ama yaşıtlarıda onu yarışta geçemezdi.
Çok hızlı koşardı,
Varış hedefini biz yarılamadan o koşuyu bitirir varışa varır birde oturur ayak ayak üstüne atar bize gülerdi.

Avrupacıların Avrupa’da az ve köy insanına çok kıymetli olduğu,köyde gençlerin çok ve değeri az olduğu bir dönemdi.
Gençlerin yüzde doksanının gözü Avrupa'da.
Köyde evli olanlar ve Avrupacı kız bulma şansı olmayan bekarlar kapağı kaçak yollardan Avrupa'ya atmada arıyorlardı.
Mamoda öyle yaptı.
Yurt dışına çıktı.
Zaten son görüşümde o zamandı.

( Hikayenin bu bölümünü özel hayatı olduğu için anlatmıyorum ).

Benim değineceğim konu bende kapağı Avrupa'ya attım.
Almanyadayken duydumki Mamodan 20-25 yıldır ailesi haber alamıyordu,
Kimi kayıp diyordu,
Kimi bir örgüte katıldı diyordu,
Kimi öldü bile diyordu.
Hangisi yanlış,hangisi doğru bilmiyorum ama biz böyle duymuştuk.


Gel zaman git zaman Almanya'dan Danimarka'ya taşındım ve Catering işine girdim.
Bu işim dolasıyla Danimarka'nın her yerini karış karış bilirim ve gezdim.

Birgün Danimarka'nın büyük bir adasının en ücra bir köşesinde bir müşteriyi bizim köylü Arkadaş ile ile beraber ziyarete gittik.
Genellikle çoğu insanları simadan tanırım yada benzetirim,
Restauranttan içeriye girer girmez oturan siyah kafalı 2-3 kişiyi gördüm ve içlerinden birine bu Mamo dedim.
Yanımdaki bizim köylü arkadaşta hareketime şaşırdı çünkü o Mamoyu hiç görmemişti ve sadece ismini duymuş ve tanımıyordu.

Neyse masadaki Restaurant Sahibi bizi masaya davet etti hepsini merhaba ederken Mamo hep yüzünü benden saklıyordu.
Oturduğumuzda kusura bakma bizim bir köylü var seni ona çok benzettim dedim.
Oda dediki doğrudur insan insana benzer ben urfalıyım ve ismimde bu dedi.

Ben biraz yanıldığımı düşünürken kafamda hep bir soru işaretide kaldı.
Kürdüm ama fazla Kürtçe bilmiyorum dedi ve Türkçe konuştuk.
Ben Mamoya özel sorular yöneltirken o hep konuyu ya siyasete,yada havadan sudan konulara götürüyordu.
Ben başımı başkasına çevirip konuşurken o bana bakıyor,ben ona baktığımda başını başka tarafa çeviriyordu.
Oda beni tanıdı çünkü yüzünde bir duygu oluştuğunu farkettim.
Kendi kendime dedimki sen Mamo değilsen ben birşey bilmiyorum.
Bu ara Mamo hep kalkmak istiyor,
Ticaret konuşacaksınız özel konular vardır diye hep kaçmak istiyordu.

Bir ara bana tel geldi ben masadan kalktım geri geldiğimde Mamo yoktu.
Bu sefer ben ondan hızlı koştum.
Araba tamiri yapılan bir yere girdiğini gördüm ve yanına gittim.
Bana ne oldu neden peşimden geldin dercesine bana baktı,
O soru sormadan dedimki arabamdan ses geliyor bir gösterecem dedim.

Kendi telimi bizim köylü İ.Ç,ye verdim ve resmimizi çaktırmadan çek dedim.
Arkadaş gizli resim çekerken bende memoyu lafa daldırdım.

Resimleri Türkiye'ye akrabalarına yolladım,
Tüm akrabaları tanıdı,teşhis etti..

Restaurant sahibide Mamoyu Urfalı biliyor,
Ona durumu anlattım ve ailesi ile görüştürmek istediğimi söyledim.

O arkadaşım bana söylediği şu oldu Mamo uzun yıllardır ailesinden kimse ile görüşmüyor,köyüne gitmiyor.
Burada kendine göre bir düzen kurmuş.
O kadar çok yakın akrabasını kaybetmiş ve bir o kadar çok değerini kaybetmişki kendisi ile yüzleşmekten korkuyor.

Zaten izole olmuş ve kendini seçtiği hayatın akışına artık kendini yalnızlığıyla bırakmıştı.

Mamoyu bir daha rahatsız etmedim,oda beni görmek istemiyor zaten.
Arada Facebook'ta açtığı bir isim ile beni takip ediyormuş.

Mamoyu araştırdığım kadar ile çok yardımsever,çok temiz kalpli olarak anlatılıyor.
Herkes onu Urfalı D. olarak biliyor.

O bizim gurbette kaybolan gençlerimizden ve değerlerimizden sadece biri.

Nice ocaklar söndü bu gurbette,
Nice gençlerimizi yitirdik.

En başta insani duygularımızı bile kaybettik.

Aslında hepimiz bu gurbette kaybolan/kaybolacak birer Mamoyuz..