Ìthal gelinler

Ìnsan konar göçer, eker biçer hep birşeylerin mücadelesini yaparak ,adeta tırnakları ile kazarak ekmeğinin peşinden gider, ama bu mücadele bazen insanın zamanın ihtiyaçlarına cevap veremez olur ve insan başka çarelere baş vurur,

1980 lerin ortalarında babaları avrupanın herhangi bir ülkesinde işçi olarak çalışan insanlarımız yaşı 14 veya 15, oldugunda çoçuklar oturum hakkını kazansınlar diye büyük bir göç dalgası yaşandı adeta kasabalar koşaldı, herkeste birbirinden kuvvet alarak falanca aile gittiler, sen neden hala bizleri yanına aldırmıyorsun diyerek baskılar sonucu 1990 ların sonunda hemen hemen kimse kalmadı,
Ílçelerini bile doğru dürüst görmeyen kadınlar, birden kendilerini avrupanın metropol şehirlerinde buluverdiler,
O dönemde sosyal medyanın olmadığı telefonun bile jeton ile çalıştığı, mektupların iki ayda vardığı, herkes herkesin ne yaptığını ne iş ile meşgul olduğunu yaşantılarının nasıl olduğunu bilmiyorlardı,
Senelik izinlerinde güzel, yakışıklı endamlı birbirinden güzel elbiseler giyen köy ve kasaba caddelerinde havalı yürüyen düģünlerde etrafında toplanılan genç kız ve delikanlılardan geçilmiyordu,

Gel gör ki Avrupanın herhangi bir şehrinde aynı yörenin aynı köy ve kasabanın insanı olmasına rağmen evlilikler nişanlılıklar bulundukları ülkede yaşayan yöre insanı ile değilde, köyünden kasabasından aşiretten akrabadan olup ancak bunlar halen orda yaşayan insanlardı, abimin oğlu, amcamın kızı, teyzemin oğlunu kurtarayayım, hayatı kurtulsun, diye bir bakış bir anlayış vardı, küslükler dargınlıklar işin ayrılmaz bir parçası idi,

Evlilik yolu ile gelen damatlara gelinlere ithal kelimesi önüne konularak ithal damat, ithal gelin denilmeye başlandı, halbuki insan bir mal değildir alınıp satılamaz, ithal özellikle bir bir ülkede olmayan üretilmeyen bir ürünü başka bir ülkeden almak anlamında satan ülke ihracat alan ülke ithalat yapmış oluyordu
Yeni gelenler dil bilmiyorlardı, çoğu taşradan gelen çiftçilik yapan ailelerin çocukları idi, ister istemez en küçük bir tartışmada ben sana oturum aldırdım, ben seni işçi yaptım, bugün en güzel arabaya biniyorsun, cebin para gördü, gibi inciltici laflarada maruz kaldılar sanki gelen gelin ve damatların daha önce bir yaşantıları ve bu yaşa getiren anne babaları yokmuşcasına davranıldığı olmuştur,
1990 ların en büyük sendromlarından biri olup çok canlar yaktığı, çok kalplerin kırıldığı, ithal damat gelin diyenlerin aslında kendilerinin avrupadaki seneleri 4 veya 5 seneyi bile geçmezken bunu deme hakkını kendilerinde bulmuşlardır,
Buda buralarda yaşayan insanlarımızın acı bir gerçeğidir,

Zaman çabucak geçti, kanunlar değişti,insanlar değişime uğradı bilinç arttı, ilk işçi grubu vefat etti şimdilerde avrupada 4 üncü nesil buralarda tamamen buraya entegre olmuş, işçilikten yöneticilige, ticarete okumuşluğa geçmiş bir nesil buralarda,
Zihin değişikliği kolay olmuyor elbette arkasında kırık dökük olacaktır, tabiki söz uçar yazı kalır,
Kalın sağlıcakla.
19.09.2020. Fkrt....