MEKTUP..

Teknoloji geliştikçe ulaşım ve iletişim ilerledikçe insanlar birbirinden uzaklaşıyor.
Elimizdeki telefon size uzaktakini yakınlaştırdı,yakındakini uzaklaştırdı.

Hele iPhone hayatımıza girdiğinden beri herşey daha sanal ve kolay oldu.

Fotoğraf makinesi,kamera,bedeva arama ve mesaj yazma fonksiyonları,kütüphanemiz Google oldu.
Tv,video,sinema,gazetemiz iPhone oldu.
Bütün Dünyayı cebimizde taşıdığımız bir alete sığdırdılar o aletin içine bizide alıp koydular.

Sosyal hayatlar,akraba,arkadaş ilişkileri dijitale,sanala döndü.

Tanışmalar sanala döndü,
Evlilikler sanala döndü,
Siyaset,ibadet sanala döndü,
Kahve içi,misafir gidilen evler ve cami önlerindeki koyu sohbetler sanal sohbetlere döndü.

Herşeyin çoğu zarar.
Eski bir okul arkadaşını,askerlik arkadaşını yolda,sokakta bir yerde uzun yıllar sonra görseydin belki koşar sarılırdın,saatlerce oturup hasretlik giderir anıları tazelerdin.
Şimdi facede aramalarda bul,arkadaşlık yolla sonra bir küçük selam bir resim beğenme ve sonra siyaset üzeri kavga yada küslük.
Eskiden bir kaseti yüz defa dünlerdik şimdi istediğimiz türküyü YouTubeden açabiliriz ama dinlemek istemiyoruz.
Bize artık duygulu gelmiyor.
Elimizden gazete düşmezdi,reklamlara kadar okurduk,bulmacasına kadar çözerdik şimdi Googleye gir istediğin gazete ve köşe yazarını okuma fırsatı var ama kimse okumuyor.

İnsanlar daha çok bilgi alma fırsatına sahip ama daha az okuyor daha çok az düşünüyor.

Ne zamandır elime bir kitap almamışım,eskiden elime kalem alır kendimce bir şiir yada makale yazardım,
Bir kitabı bitirmeden yerine koymazdım.
Kalem tutmayalı ne kadar oldu hatırlamıyorum.
Cebimde çeşit çeşit kalem varken şimdi cebimde bir kalem yok yazmayı bile unuttum.
İlk cep telefonumu aldığımda herkeste olmadıgı için tel geldiginde açmaya utanırdım hava atıyor demesinler diye,şimdi 5-6 yaşlarındaki çocukların ellerinde bile telefon var.

Çocukların tüm oyunları,arkadaşları,özgürce koşup oynayacakları sokakları ve oyuncakları o telefonun içinde.
Teknoloji o kadar hızlı gelişiyorki bizide aynı hızla değiştiriyor.

Eskiden aşıklar,nişanlılar,evliler,akraba yada arkadaşlar birbirine mektup yazardı.
Mektup çiçeklerle,kalplerle süslenir,sevgiyle başlar hasret ve özlemle biterdi.
Mektubun arasına tek bir sigara koyardık üstüne kalemle özlem ve sevgi yazardık.
O sigarayı yakmaya kıymazdık,yaksakta özlemi ve hasreti sigara dumanı gibi içimize çekerdik.
Köydeyken bir yakınınızdan sevdiğimizden bir mektup gelecek diye hergün postanenin önünde beklerdik,
Postacı amca mektupları okurken o heyecan tarif edilemezdi.
Hele senin yada bir yakınının ismi okunduğunda dünyalar senin olurdu,mektubu alır eve kadar koşardık,mizginin ödülünü almadan okumaz yada vermezdik.
O mektubu on defa okur her cümlesini ezberler onu yıllarca saklardık mektubu yüreğimize basar öperdik.
Ben halen arkadaş,akrabaların eskiden bana yazdıkları mektuplarını,resimlerini,hatıralarını saklarım.
Ama şimdi tel hafızası doluyor diye bol bol hatırada olsa resim ve mesajları siliyoruz.

Eskiden arkadaşlık,dostluk,akrabalık ne güzel ne saf ve içtendi.
Şimdi telefonlar ücretsiz ama bir arkadaşımızı akrabamızı aramaktan aciz kalmışız.
Bayramdan bayrama bir yakınımızı büyüğümüzü arar olduk oda bir özlemle değil kendini mecbur hissetme ile..

Yakın akrabaların Facebook üzerinden birbirilerine baş saglıgı mesajlarını kabul etmiyorum.
O insanı iki dakika aramak çokmu zor.
Hani arkadaş,dostun Facebook'ta baş saglıgı yada özel günler dileklerini anladıkda bu yakın akrabaların sadece Facebook'ta birbirine bayram ve başsağlığı mesajlarını hiç anlamıyorum.
Hele aramaların bedava ve birbirimize kolay ulaşıldığı bu çağda..

Birde unutmayın yaşlı insanlarımızın,büyüklerimizin Facebook'u yok,iPhonsi yok onlar hala sizden sıcak ve içten bir selam,bir mektup bekliyor.
Onlar bizim kadar sanal alemde yaşamıyor,onların örf adet,gelenek,dünya yaşamı hala çok natür ve real.

Onların kıymetini bilelim.
Maddi ve manevi imkanlar varken onları habersiz ve hasrette bırakmayalım..