RAHMET VE BEREKET AYI RAMAZAN

On bir ayın sultanı Ramazana  bir kez daha  kavuşmanın heyecan ve mutluluğu-nu yaşıyoruz.  Mü’min gönüller İslamın şartlarından birisi olan, önceki ümmetle-re de farz kılınan Ramazan Orucunu tutmak için maddi ve manevi hazırlıklarını yaptılar. Bu ayda diğer aylara oranla ibadet ve taat zirveye çıkmakta, mü’minler adeta kullukta öne geçme yarışı yapmaktadırlar.

Aşk ve şevkle kılınan  teravih namazları, gece yarısında kalkılan sahurlar, en uzun ve sıcak günlerde tüm zorluk ve sıkıntılara rağmen tutulan oruçlar ve akşam üzere kurulan iftar sofralarının insanı mutlu eden güzellikleri.

Camilerde yapılan sohbetler , okunan mukabeleler , mahalle camilerinde ve evlerde mukabele okuma yarışına giren bayanlar hepsi Yüce Yaratıcıya kulluğun gereğini yerine getirmenin gayreti içerisindedirler.

Ramazanla insanoğlu büyük bir imtihan vermektedir. Çünkü orucu tutabilmek için ihlas ve takva gerekir, azim ve irade gerekir. Orucu tutabilmek için Allah korkusu ve Allah sevgisi gerekir. Çünkü oruç kulluğun sınandığı en büyük ibadet-tir. Nefsine hakim olamayanlar , dünyanın geçici cazibesine kapılanlar , dünyayı ahirete tercih edenler , Allah’tan haya etmeyenlerin oruç tutmaları çok zordur.

 Çünkü orucun insan hayatındaki yeri çok farklıdır. Oruç özel bir ibadettir. İnsan oğlunun  bütün ibadetlerine riya, gösteriş karışabilir, ancak oruç müstesna. Hiç kimse gösteriş için oruç tutmaz. Onun için Yüce Rabbimiz bir kutsi hadisinde : “ İnsanoğlunun bütün ibadetleri kendisi içindir, ancak oruç benim içindir , orucun ecrini ben vereceğim “ buyuruyor .

Resulullah Efendimiz : “Adem oğlunun her ameline on kattan yedi yüz kata kadar sevap verilir. (Ancak) Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır : Oruç bunun dışındadır. O benim içindir ve onun sevabını da ancak ben veririm. (Kulum) benim için şehevi arzusunu ve yemesini terk etmektedir” Oruçlu için iki rahatlama vardır. Bir rahatlama orucu açtığı sırada, bir rahatlama da Rabbine kavuştuğu sıradadır. Şüphesiz oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur” buyurmaktadır.

Oruç manevi hayatımızı yeniden gözden geçirme mevsimi ve ruhun yıllık reviz-yonu için bulunmaz bir fırsattır. Kendimizi manevi çekaptan geçirmenin tam zamanıdır. Ruhumuzu  islam’ın güzellikleri ile ne derece süsleyebildik ?                                        

Bir Müslüman olarak islamı ne derece özümseyebildik ?

İslam ahlakını ne kadar  hayata geçirebildik ?

Ailemiz ve çocuklarımız için üzerimize düşen görevleri yapabildik mi ?

Ahiret yolculuğu için ne kadar hazırlıklıyız ?

Ramazan ayının ilk on günü rahmet, ikinci on günü mağfiret (Günahlardan bağışlanma) , son on günü ise cehennemden azad olmaktır.

İşte Ramazan-ı Şerifin rahmet ortamından yararlanarak  nefsini iyi bir tezkiyeye tutup arındırabilen Müslüman :”İnanarak ve Allah’ın rızasını umarak oruç tutan kimsenin geçmiş günahları bağışlanır” Hadis-i şerifinde dile getirilen güzel sonuca kavuşur.

Ne mutlu tüm zorluğuna rağmen oruç tutanlara.