İMANA GEL
1977 senesinin bir yaz ayıydı. Yeniceoba sporun lisanslı futbolcusuydum. En son maçta, deplasmanda ceza sahamızın içinde voleybolda topa vurur gibi elle vurmuştum. Penaltı kazanmışlardı. Dokuz numaralı futbolcuları penaltıyı dışarı atmıştı. Yeniceoba sporun o günkü as futbolcularından Zeki Kalkan , adama elini uzatarak ”Teşekkür ederim ” demişti. Ve suratına şiddetli bir tokat yemişti anında. Tabi adam kırmızı kartı alıp, oyundan atılmıştı.
O günden sonra beni artık oynatmıyorlardı. Ama kendimi affettirmek için antremanları kaçırmıyordum. Gene bir antreman günü babamın dükkanını bekliyordum. Babam camiye gitmek için, yada çarşıda tur atmak icin dükkanı bize bırakırdı . Bizde firsat bu deyip , kavanozdaki çikolatalara ve ballara kaşık çalardık. Kalanıda yün örgülerinin altına saklardık. Her gelen yeni çikolata ve balları , hep kardeşim İshakla gizli tadardık. Antremanlara gitmek için bazen dükkanı 8 yaşlarındaki yeğenim Kenan'ada bırakırdık. Yiyeceğimiz fırçayı göze alarak tabi.
Kapıda ; ha İshak kardeşim, ha Veysel kardeşim gelecek diye sabırsızlıkla beklerdim. Zira kaptanımız Orhan Özel , Sadık Çelik, ve rahmetli terzi Ahmet Özdemir abilerim sahaya doğru yol alıyorlardı.
Bu arada, boyu ; abartmıyorum, iki metreye yakın , başında sarı bir sarığı olan , sanki zaman makinasıyla ,Osmanlı zamanının görüntüsüyle , yetmiş yaşlarında bir ihtiyarın bana doğru geldiğini gördüm. İhtiyar amca geldi içeriye ve babamı sordu. İsminin KAKİ BADAVİ olduğunu söyleyen dede, değirmene geldiğini, çuvalların ağzını bağlamak için ip alacağını söyledi. Civarımızın tek değirmeni Yeniceobada bulunurdu. Top sahasının sol yanına düşerdi.”Hangisini tavsiye edersin?” dedi. Ben ,sağdaki ipleri tarif ettim. ”Genellikle bunlardan alırlar” dedim. Kuşçalı Kaki Badavi, çuvalların üstüne çıkıp vereceğim ipleri , uzanarak tek hamlede aldı. Baktı ipliğe, ama beğenmedi. ”Başka yokmu?” diye sordu. Daha sonra kendisi ipliklere bakmaya başladı . Kendisi seçmek istiyordu.Benim tarif ettiğim ipliği beğenmemişti. Üç dört dakika sonra benim tavsiye ettiğim iplikte karar kılmıştı. Bende ona dönerek;
_İMANA GELL!!! dedim. Benim bu sözüm, Kaki Badaviyi deliye döndürmüştü.Elindeki sert iplik çilesiyle, copla vurur gibi sırtıma sırtıma vurmaya başladı.
_Mı mogi KARİ ŞOMME, o bana diyor, imana geeel !!
_Mı mogi hawüi pı mıro tawe Îmana gel,!! Deyip hırsla vuruyordu. Ben başımı tutmuş , oturur vaziyette , darbelerin bitmesini bekliyordum. Adam vurdukça daha cok sinirleniyor, hem vuruyor hemde;
_ Tadi!! O bana diyor İmana geel! Al sanaaa!!... Al sanaa!!Hııı!!! deyip vuruyordu. Başından sarığı çözülmüş, yere düşmüştü..En sonunda yorulunca ipliği alıp parayıda terazinin içine hırsla atarak kapıdan çıkmıştı.
Vay babo!.. Her yanım yanıyordu.Kaki Badavi hem uzaklaşıyor, hemde geriye doğru bana bakıyordu.Bir hareket yaparım, yada küfür ederim diye, temkinli gidiyordu.Delimiyim, yeteri kadar dayak yemiştim.Kapıda uslu uslu duruyordum. Biraz sonra babam geldi.. Bir şeylerin olduğunu sezinlemişti.
_ Ne oldu? , diye sordu.
_Hiç…Bir acı biber yedim. Cok acıymış, bilemedim…Ağzım , yüzüm yanıyor!.. dedim.
Antremana gitmekten caymıştım.Hem.. Hem sahaya gitmek için , değirmenin önünden geçmek vardı. Kaki Badaviyle karşılaşmakta var. Belki, dövdüğü için, ona geldiğimi sanıp , beni kovalama riskide vardı…
O günün akşamından itibaren Kaki Badavi, rüyalarıma giriyor, elinde iplik çilesiyle beni hep kovalıyordu. Görsem, diyecektim;
_Kaki Badavi! Dükkandaki dayağı anladık, bu rüyadaki vurmalarda işin faizimi oluyor?!, diye….
Allah rahmet eylesin…..İnsanın büyüğüne ”Îmana gel!” demesi saygısızlıkmış, ayıp bir şeymiş. Helalleşmedik ama benden hak geçmişse helal hoş olsun….
BIRONGO.
25-04-2021
(Umarım beğenirsiniz sevgili öykü sever kardeşlerim)
(Hayırlı Ramazanlar, Bu kısa öyküm iftar mezesi olsun sizlere inşaallah..Baki selam ve sevgiler...)